ergen ve aile

Ergenlik ve Aile

 ''Birçok ebeveyn çocukların 11 yaşına kadar ki aktivitelerinin %75'ni bilebilirler. Ancak 18'ine gelene kadar çocukların okulda ve arkadaşlarıyla neler yaptıklarının %25'ni bilen ebeveynler kendilerini şanslı hissetmelidirler.'' ( ERGEN TERAPİ kitabından alıntı.)  

Aile içi iletişim hepimiz için önemli ve ihtiyaç duyduğumuz bir kavramdır. Anne ve babanın, bebeği ile iletişimi onu dünyaya getirmeye karar verdiği an ile başlar. 

0-6 yaş dönemin de aileye olan bağlılık çocuk tarafından en  yoğun düzeydedir. Bu dönemde ve ergenlik  dönemin de yaşananlar çocuğun kişisel gelişimine ve yetişkinlik dönemine en etki eden dönemlerdir . Anne-baba ile kurulan güvenli ve  güvensiz bağlanma türleri bu dönemde gelişim gösterir. 

İlkokul döneminin başlaması ile  , çocuk ebeveynlerinden sonra güven duyduğu ve öğretileri olduğuna inandığı öğretmenini tanır. Ailenin çocuğunu teslim ettiği öğretmene karşı bir bağlılık başlar. Bazen çocuklar, ebeveyni ve öğretmeni arasında çatışmalar yaşarlar. '' Hayır anne sen doğru anlatamadın, öğretmenim öyle değil, böyle anlatıyor '' yada '' yarın ödevimi yapmazsam, öğretmenim üzülür '' gibi söylemlerle ailesi gibi güven duyduğu öğretmenine karşı  sorumluluk alır. Ergenlik döneminin başlaması ile çocuğun, sosyal çevreye karşı farkındalığı artar ve yaş ilerledikçe sosyal yaşam da güven duyacağı ilişkiler geliştirir. Bu döneme kadar yaşanan sorunlar sadece anne-baba ile paylaşılırken, daha sonra hem anne-baba ve ek olarak arkadaş çevresi ile paylaşımlar artar.  

Bu süreçlere kadar; 

Duygusal, güven ve sevgi ortamını sağlayan , çocuğunun yaşadıklarını kabul eden, ,  çocuğunun yaşantısına saygı gösteren,olaylar arasında  neden-sonuç ilişkisi kurarak açıklamalarda bulunan, sınırları anlatan ebeveynler  bizlere ''uyumlanmış bir aile'' yaklaşımını yansıtır ve  maalesef ki çok azımızın uyumlanmış bir ailesi vardır.  

Kaygılı, güvensiz, hayatın zorluklarına karşılık yaşamış olduğu stresi çocuğun suçu gibi çocuğa yansıtmak, dinlememek, kalabalık önünde azarlamak, eleştirmek gibi durumlara maruz kalmış bir çocuk yaşı ilerlediğinde , 

'' ben küçükken ailem çok meşguldü, duygusal bağımız gelişmedi '' mesajı alır... 

15 yaşındaki bir ergenin yaşamış olduğu sorunlarını sadece  kendi yaşında ki akranları ile konuşması, onlardan duygusal destek alması ve etrafında güven duyulacak insanlara sahip olması tabiki çok güzeldir. Ancak insanın yaşı kaç olursa olsun duygusal desteği ve koşulsuz kabulü her zaman ailesin de arar. Bu  durumu  karşılayamayan, duygusal olarak bağ kuramayan ailelerin çocuklarında yanlış arkadaşlıklar,alkol ve madde kullanımı, akademik başarısızlık, depresyon, kaygı bozuklukları,yeme bozuklukları ve şizofreniye kadar gidebilecek patolojiler meydana gelebilir. 

Eğer çocuklarınıza  sadece ev ödevlerini düzenli yapmasını,odasını toplu tutmasını ve ev işlerine yardım etme gibi sorumluluklar yüklemek, çocuklarınızın sizden uzaklaşarak sadece akranları ile fazla ilişki kurma,  aile içi çatışma,geç saatlere kadar dışarıda kalma isteği, fazla para harcama isteği gibi patoloji belirtileri karşımıza çıkmaktadır. 

 

Uzm. Psk. İrem Yılmazer

Social Media Links Genius