ÇOCUĞUNUZLA İLETİŞİM (DAĞINIK ODA)

ÇOCUĞUNUZLA İLETİŞİM (DAĞINIK ODA)


Çocuk ve ergenlerde ki iletişim sorunları aileleri ne kadar etkilese de çocuk ve ergen grubu için de bir o kadar zordur. Çünkü çocuklar kendilerini çok nadir olarak doğrudan ifade etme becerisine sahip değillerdir.

Çocukları ile sağlıklı iletişim kurmak isteyen aileler, öncelikle çocukların gelişim dönemlerine hakim olmalı, çocuğunun sosyal özelliklerini, becerilerini, ilgi alanlarını, duygusal özelliklerini (neye mutlu olduğu, neye üzüldüğü) tanımaları gerekir. Çocuklarının kişiliğine saygı duymalıdırlar. Böyle bir aile ortamında büyüyen bir çocuk ailesi ile; iletişime açık, uyumlu, hoşgörülü, aile için de ki kurallarda hangi davranışın uygun olduğu ve hangi davranışın uygun olmadığını ayırt edebilen bir kişilik yapısı ile ilerlerler.

Öncelikle çocuğu dinlemeden sürekli ikaz etmek, yargılamak, hatırlatmalar yapmak, öğüt vermek, eleştirmek gibi müdahalelerde bulunan aileler sonunda ‘yapılmasını istenmeyen davranışın ‘SÖNDÜRÜLMEDİĞİNİN farkında olan ailelerdir. Yani yukarıda sayılan maddeler istenmeyen bir davranışın tekrar etmemesi için bir sonuç değil. Buna karşılık çalışan bir annenin akşam eve geldiğin de, odasını dağınık bırakmış çocuğuna;

· ‘Senin pisliğinden bıktım’

· ‘Ne kadar dağınıksın’

· ‘Benim gibi anneye bu yapılır mı ?’

· ‘Odası dağınık olandan ne beklenir ‘

Gibi eleştirisel ve küçük düşürecek söylemlerin bir etkisi asla olmaz. Olursa da çocuk ‘ayıya dayı deme’ mantığını kullanır ve sadece anneyi mutlu etmek için ya da akşam azar yememek için yapılan davranış KALICI DAVRANIŞ olamaz. Bu çocuk bağımsız bir hayata geçtiğinde, kendi düzenine geçtiğinde yanlış olan davranışı gerçekçi sebeplerle öğrenmediği için yapmaya devam eder. (Gerek evliliğinde gerek iş yaşamında gerek sosyal kurduğu düzenlerde).

Bu sebeple uygun söylemin;

‘Burası evimiz. Hepimizin ortak alanı. Bu oda senin ve senin özelin. Kendi düzenin kurmana saygı duyuyorum/ duymaya çalışıyorum ancak her akşam eve geldiğim de çok yorgun oluyorum ve dinlenmek istiyorum. Biliyorsun çalışıyorum ve evi toplamak için kaliteli zamanlara sahip olamıyorum. Akşamdan topladığım evi, ertesi akşam düzensiz gördüğüm de üzülüyorum ve sana kızıyorum. ‘

Gibi bir ifadede annenin gerçek kızgınlığını, nedenini, yapılan davranışın ona nasıl bir duygu yarattığı ve onu nasıl etkilediğini anlatmaktadır. Bu sebeple de çocuk, buradaki olayı zihnin de geri bildirimler yaparak muhakeme edecektir ve uygun davranışın hangisi olduğuna karar verecektir.

Bu davranışla çocuğunuza, sizin dışınızda iletişim kurduğu kişilerle doğru bir şekilde kendisinin duygularını da katarak ifade etmeyi öğretmiş olursunuz. Bu tutumuzla da olumlu rol model olur ve yaşamış olduğunuz bu ve benzeri durumların çözülmesine olanak sunarsınız.

Uzm. Psk. İrem Yılmazer

Social Media Links Genius