BOŞANMA ve ÇOCUK

BOŞANMA ve ÇOCUK


Boşanma kararı almak kadar başka zor olan bir konu da bu durumun çocuklarınıza nasıl söyleneceğidir. Bazı aileler bu durumu olumlu atlatabilirken, bazıları olumsuz atlatabilmektedir. Tercih edilmesi gereken;

· Anne ve babanın bu konuda çocuğu ile beraber konuşması,

· Sebebinin çocuğunuz olmadığının vurgulanması,

· Ayrılık sebebinin detaylandırılmamış hali ile (her yaş grubu için açıklama farklı olmalı) ‘sorunlarımızın seninle bir ilgisi yok, sadece beraber yaşamama kararı aldık’ gibi bir ifadenin kullanılması,

· Ayrılık olsa dahi çocuğunuzla ilişkilerimizin değişmeyeceği mesajının verilmesi,

· Boşanma ile beraber hayatınız da nelerin değişeceği,

· Çocuğunuzun kiminle kalacağı, diğer ebeveynini ne zaman göreceği, eğer taşınılacaksa ne zaman taşınılacağı, okul değişikliği olacaksa sebebinin detaylı konuşulması,

· Eşler olarak asla birbirinizi kötülemediğiniz bir ortamın yaratılması,

· Boşanma dönemi ve sonrası dahi evliliğinizde nelerin güzel gittiği gibi anıların çocuğunuzla konuşulması,

· Bu gibi kararları aldığınızı ve yakınlarınıza da (anneanne, babaanne, dede, hala, teyze, bakıcı) bu bilgileri anlatmanız ve onlarında çocuğunuza aynı tutumda ve aynı cevaplarda yanıt vermesi konusunda yardımcı olmalarını isteminiz gerekmektedir.

Yani özet olarak çocuğunuzun aklında ki soruları netleştirmeye yakın cevaplar verilmesi ve uygun ortamın yaratılması da önemlidir.

Diğer önemli bir konu da hangi yaş aralığında ki çocuklara nasıl konuşacağınızdır. Genelde içerik aynıdır ama 3 yaşında ki bir çocukla 15 yaşında ki çocuğun ne zihinsel süreci ne duyguları ne de verecekleri tepki aynıdır. Bu sebeple ayrıştırma yapmanız çok önemlidir.

Okul öncesi dönem (0-6) yaş dönemi; yaşamın ilk yılların da ki ayrılma ya da ölüm bebek için sözel becerisi gelişmediği için farklı bir yıkım olur ki özellikle bu kişi ANNE ise. Aldığı mesaj direkt olarak ‘TERK EDİLDİM’. Bazı çocuklar bu anlamda ne yazık ki yaşamın ilk yıllarında olumsuz hayat koşulları ile karşılaşabiliyor. Böyle bir durumda babanın sabit orada olması ve anne yerine bakım verecek kişinin de (anneanne, babaanne, hala, teyze, bakıcı) sabit orada (orada dan kasıt, çocuğun yanında tutarlı kalmak) kalması önemlidir. Sözel beceri geliştiği

dönemden itibaren yukarıda ki maddeler geçerli ama anlatım dilinin daha basit kullanılması gerekmektedir. Bu yaş grubunda ki özellik ‘ben merkezcilik’ olduğundan (yani her konuyu kendine indirger ve sebep olarak kendisi görür) yaşanılan durumun kendisinin sebep olmadığının basit ve somutlaştırılmış bir dille anlatılması önemlidir. Anne ve babası tarafından sevildiği ve değer verildiğinin hissettirilmesi önemlidir. Kimle kalacağı, diğer kişiyi ne zaman göreceği, (ki bu grup için daha küçük yaşlarda zaman kavramı pek gelişmez bu sebeple evden ayrılan kişiyi sıklıkla kendisi ile vakit geçirirken anılar oluşturması daha sağlıklı olacaktır) anne ve babası tarafından terk edilmediği mesajını kesin tutumlarla almalıdır.

Okul dönemi ve ergenlik dönemi arası: bu yaş grubu arası çocuklar muhakeme becerileri daha da geliştiğinden daha net cümlelerle anlatılması gerekmektedir. Çok fazla soru sorma eğilimi göstereceğinden, Özellikle okul çağı dönemde yeni okul değişikliği, taşınma, arkadaş ortamının değişmesi gibi durumların yaşanabileceği aile ortamında bu değişikliklerin başından anlatılması sürece hazırlık bakımından daha faydalı olacaktır. Bu yaş grubu da ailenin boşanma sebebi olarak kendini sorumlu hissedebilir. Yukarıda verilen mesajların da aynı şekilde iletilmesi ve sevgi duygularının yaşatılması çok önemlidir.

Ergenlik dönemi: yine aynı şekilde yukarıda yazılanların geçerli olduğu ancak bu dönem de daha sert ve öfkeli bir tutum göstererek size karşı çıkabilir ve sizi suçlayabilirler. Burada bir sınır konulmasına mutlaka ihtiyaç vardır. Yani bu meselenin anne ve baba arasında oluşan bir mesele olduğunun ve uyumsuzluklara sebep olduğunun vurgulanmasında fayda vardır. Bazen bu durumun tam tersi de karşımıza çıkabilir, evden ayrılacak kişi çok fazla uyum bozduğundan kişinin gitmesine bir sevinçte olabilir. Böyle bir durumda da uyum bozan kişinin de olumlu özelliklerinin, çocuğunuz tarafından bilinmesinde fayda olacaktır.

Her ne olursa olsun bazen her şey burada yazıldığı gibi düzenli gitmeyebilir. Bir çocuğun hayatında ne kadar sağlıklı bir anne ve babası varsa o kadar şanslıdır tabi, ancak bu her zaman böyle olmaz. Çok azımız uyumlu bir ailede büyümüşüzdür. Hayatımızda (evlilik, iş, aile, sağlık) birçok düzen ters gidebilmektedir. Özellikle boşanmış aileler, genelde bu konuda çocuklarına bir mahcubiyet yaşarlar ve çocukların ‘gak dediği yere guk’ yapmak isterler. Bu da ileride çocuklarının, hayat boyu yaşayacakları zorluklar karşısında güçlü bir kişilik geliştirmelerine olanak sunmaz. Unutmayın ki siz nasıl atlatabiliyorsanız, çocuğunuz da öyle atlatabilir. Ancak bunun için çocuğunuza uygun ortamı yaratmaya çalışmanız çok önemli.

Social Media Links Genius